SON DAKİKA



Şamil HÜSEYNLİ

samilhuseynli@gmail.com
  Özgeçmişi
  Tüm Yazıları

Azerbaycan Tarihine Bakış

            Demokratik Cumhuriyeti veya Azerbaycan Halk Cumhuriyeti 1918-1920 yılları, Azerbaycan Türklerinin tarihinin önemli bir parçası, Kafkasya Müslümanlarının bağımsızlık taleplerinin giderek artması üzerine, Stephan Şaumyan (Ermeni asıllı Rus komünist ve Bolşevik) 31 Mart 1918’de Bakü’de 14 bin Müslüman’ın katliamı ile neticelenen büyük eylem gerçekleştirdi. Bu eylemin bir daha tekrarlanmaması için 28 Mayıs 1918 tarihinde Tiflis de Azerbaycan Milli Şurası tarafından Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti ilan edildi. Türk Dünyası dahil Müslüman aleminde ilk kez Cumhuriyet yönetim şekline dayanan devlet, Azerbaycan Halk Cumhuriyeti (AHC) Mehmet Emin Resulzade tarafından kurulmuş ve faaliyet göstermişti. 23 ay yaşamasına ve dış baskı ile içteki ağır durumun yarattığı ortamda faaliyet göstermesine rağmen, AHC en çağdaş devlet yönetim formunu uygulamış, demokratik cumhuriyet kurmuştu.

Azerbaycan’da en büyük şehir olan Bakü’nün Bolşeviklerin kontrolünde olması nedeniyle, AHC’nin geçici başkenti Gence olmuştur. 4 Haziran’da Osmanlı İmparatorluğu ile Azerbaycan Milli Şurası arasında Batum Antlaşması imzalandı.12 Haziran tarihinde Bakü Sovyeti ordusu Bakü’den Gence’ye harekete başladı ve bu nedenle Azerbaycan hükümeti Osmanlı Devleti’nden yardım isteğinde bulundu. 16 Haziran’da hükümet Tiflis’ten Gence’ye taşındı, 17 Haziran’da Feth Ali Han Hoyski başkanlığında ikinci hükümet kuruldu, 19 Haziran’da Azerbaycan da savaş durumu ilan edildi. Hükümetin 27 Haziran 1918 tarihli kararı ile Türkçe Azerbaycan Halk Cumhuriyetinin Devlet dili oldu. 1 Ağustos’ta Azerbaycan Savunma Bakanlığı kuruldu.

Almanlar, Bolşevikler, Ermeniler ve İngilizler petrol bakımından zengin olan Bakü’nün Türklerin eline geçmesine karşı idiler. O tarihte Bakü de 18 bin silahlı Ermeni, 1200 İngiliz ve 1500 Rus birlikleri, yani 25 bin kişilik düşman kuvveti bulunmaktaydı. Bakü Muharebesi’nin ardından Nuri Paşa’nın komuta ettiği 8 bin Anadolu Türklerinden oluşan Kafkas İslam Ordusu 15 Eylül 1918’de Bakü şehrini almayı başardı. Bakü’nün fethi sırasında 1130 Mehmetçik şehit oldu.

17 Eylül tarihinde hükümetin Gence’den Bakü’ye taşınması ile Azerbaycan Halk Cumhuriyetinin Başkenti, Bakü oldu. 9 Kasım 1918’de Azerbaycan Halk Cumhuriyeti Hükümeti tarafından üç renk üzerine ay ve sekiz köşeli yıldızdan oluşan Azerbaycan bayrağı kabul edildi. Mavi renk Türkçülüğü, ortadaki kırmızı renk çağdaşlaşmayı ve altta yeşil renk İslamcılığı temsil eden renklerden oluşmaktadır. 7 Aralık’ta Azerbaycan Parlamentosu açıldı, Alimerdan Topçubaşov, Azerbaycan Parlamentosunun ilk başkanı seçildi. Cumhuriyet Meclisi üyeleri nispi temsil sistemi ile evrensel oylama sonuçlarına dayanarak seçilmiştir. Meclis devlet yönetiminin en yüksek organı olmuş, Bakanlar Kurulu ise Meclise sorumlu olmuştur. 12 Ocak 1920 tarihinde Rusya dışında dünyanın 23 devleti Azerbaycan Cumhuriyeti’nin varlığını resmen tanıdı.

Kızıl Ordu 26 Nisan’da sınırı geçerek Azerbaycan’a girdi ve ardından 28 Nisan 1920’de Azerbaycan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti kuruldu. Ve böylelikle 70 senelik Sovyet işgali başladı. Tarihimizin bu şanlı sayfasının Sovyet tarih ilminde incelenmemesinin yanı sıra sahteleştirilmesi ile uğraşılmıştır. Yıllar boyunca bu dönemin araştırmacıları, AHC'nin faaliyetlerinin olumlu yönleri konusunda sessiz kalmışlar ve onu Azerbaycan Sovyet Cumhuriyeti'nin alternatifi kabul ederek, hiçbir temele dayanmadan eleştirmişlerdi.

Mayıs 1990 tarihinde Azerbaycan Cumhurbaşkanı'nın fermanı ile Azerbaycan'ın bağımsız demokratik devlet olarak kuruldu. 28 Mayıs günü, Azerbaycan Devleti'nin kuruluşunun yıldönümü olarak ilan edildi. 18 Ekim 1991 tarihinde Azerbaycan Parlamentosu'nun kabul ettiği "Azerbaycan Cumhuriyeti'nin devlet bağımsızlığı hakkında Anayasa kararnamesinin 2-ci maddesinde ise, Azerbaycan Cumhuriyeti, 28 Mayıs 1918 tarihinden 28 Nisan 1920 tarihine kadar faaliyet göstermiş Azerbaycan Halk Cumhuriyeti'nin varisi olduğu kararlaştırılmıştı. Bu karardan sonra Azerbaycan Halk Cumhuriyeti tarihinin, o sıradan hukuk tarihinin eski ideolojik engellerden kurtarılarak serbest bir biçimde araştırılması için imkan oluştu. 

Vücutta durdukça can, yaşa, yaşa, çok yaşa, ey şanlı Azerbaycan!

Bir kere yükselen bayrak bir daha inmez!

Türk’üm bu açıdan kendimi mutlu hissediyorum! (Mehmed Emin Resulzade)

 



 Okunma Sayısı : 1976

DİĞER YAZILARI

Yorumlar

Yorum Yap

Adınız Soyadınız

Girilecek rakam : 550661

Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.